Pages

Featured Posts

ALLAH CC
2009-10-04 21:41:00

..:: ALLAH CC ::.. ALLAH CC 1.BÖLÜM ALLAH CC 2.BÖLÜM ALLAH CC 2.BÖLÜM Devamı

ALLAH 3.Bölüm
2009-10-04 21:29:00

Sanığı cezalandırmadan önce,suça sebep olan nedenleri; işsizliği, cahilliği, fakirliği, acizliği, çaresizliği, kaldırarak; suçu önleyici tedbirler alınız. Suçluyu öyle bir ceza ile ürkütünüz ki ;o sucun yanına bile yanaşamasın. Gaye o ürkütücü cezayı vermek değildir, caydırmak olmalıdır. Yoksa o suçlu; suçu tekrar işlemeye devam edecek toplumun huzur ve sükununu bozacaktır.Mesela;Göze göz,dişe diş diye;bir ceza olsa. Kimse adam öldüremez. Çünkü kendisine de aynı cezanın verileceğinden korkar,yapmaz,yapamaz. Hem kan davası da olmaz ve olamaz.Cezalar caydırıcı olmalıdır.Yani suçu önleyici olmalıdır.Yoksa ceza; amaç olmamalıdır. Bir suçu işleyen sanık ile birlikte; insanları;suça iten, kullanan, satın alan,azmettiren;perde arkasındaki;gizli, hain ve kurnaz iştirakçiyi hele hiç unutmayınız.Önce tedbir sonra terbiye sonra ceza. Islahı gayr-i mümkünse ve cezasıda idam ise infaz etmek gerektir. Çünkü dönüşü mümkün olmayan bir yola giren suçlu için en hayırlı yol hem kendisi,hem ailesi, hemde toplum için cezanın infazıdır.Hem sen Allah”tan daha fazla merhametli olamazsın.Hem sen kul hakkına da karışamazsın.Hey şeytan; “bende bir günah keçisiyim; insanlar yapılan günahları benim üzerime yıkıyor. Allah ise; “hem beni kullanıyor,hemde mülküne sahib çıkmıyor” deme. Sen Kaderi insanlara tersten ve yanlış anlatıyor ve faturayı da Allah”a kesmek istiyorsun ve insanları sinsice, kurnazca ve cerbeze ile Allah”a düşman ediyorsun. Hem insanları dönüşü olmayan yola ve bataklığa düşürüyorsun; ondan sonrada onları dolduruşa getirip; haydi şayet Allah var ise ve gücüde yetiyor ise;sizi bu bataklıktan kurtarabili... Devamı

ALLAH 2.Bölüm
2009-10-04 21:28:00

Zaman da; mekana ve kişilerin konumuna göre değişkendir. Size göre gelecek bir şey; bir başkasına göre geçmiş olabilir.Işık hızının üzerine çıkan bir şey;ışık hızının altında olan bir şeyden hep bir adım öndedir.Mesela; ışık hızında olan bir kişi; bir merminin tabancadan çıkışını ve istikametini görebilir ve kendisini o mermiden koruyabilir.Çünkü ışık hızı; merminin hızından kat ve kat hızlıdır.Mesala; süper bir bilgisayarın hızı ile demode olmuş bir bilgisayarın hızı aynı değildir. Dahi birisinin düşünce hızı ile; normal birisinin düşünce hızı aynı değildir.Hem cezbeye giren yani İlahi aşk ile yanan birisinin hali ile; normal birisinin hali de aynı değildir. Yüz kilometre uzaktaki bir şehre;saatte yüz kilometre hız ile giden bir otomobildeki bir kişi;saatte 10 kilometre hız ile giden bir bisikletteki kişiden,dokuz saat önce varır. Bast-ı zaman yani;az zamanda çok uzun bir zaman yaşamak mümkündür.Mesela;bazen bir dakikalık bir rüyada; bir günde yapamayacağınız çok işleri kısa bir sürede; rüyada yapmanız ve yaşamanız gibi.Miraç hadisesinde ;beka alemine giren Hz.Peygamber ;bize gore çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı miraç ile Bast-I zaman yapmıştır.Hem beka aleminin birkaç dakikası şu dünyanın binler senesine denk gelir.Miraç; zamanda yolculuktur. İlim adamlarının, zaman makinesi için çalışmaları da boşuna değildir. Güneş günü ile dünya günü de aynı değildir.Çünkü dünyanın kendi çevresinde bir dönüş süresi ile;güneşin kendi çevresinde bir dönüş süresi farklıdır.Kainat 6 günde yaratılmıştır. Burdaki gün dünya günümüdür yoksa başka bir günmüdür bu konuda çeşitli rivayetler... Devamı

ALLAH 1.Bölüm
2009-10-04 21:10:00

ALLAH; Bir zaman; gayet akıllı,zengin,güçlü ve mahir bir ressam,sadece takdir edilmek amacıyla bir resim galerisi açmış. Fakat sahnenin gerisinde durmuş, kendisini konuklara göstermemiş. Konuklara her türlü ikramı yapmış. Resim galerisini gezen misafirler, harika eserlere bakmışlar,ne kadar güzel diyerek aralarında konuşurlarken, birisi, sanatkarı göremediği için; “acaba bu harika resimleri kim yapmıştır?” diye bir soru ortaya atmış.Bir kısım insanlar;bu tablolar “kendi kendine” olmuştur demişler.Bir kısım insanlar; bu tabloları “tabiat kanunlarının” yaptığını iddia etmişler.Bir kısım insanlar ise; “tabloyu meydana getiren materyaller olan boya, fırça, kağıt, kafa kafaya verip birleşerek, bu harika resimleri meydana getirmiştir” demişler.Bir kısım insanlar ise;harika eserlerin ve ikramların; “ancak akıllı,mahir, zengin bir sanatkar tarafından” yapılabileceğini, söyleyip; kendilerine ikramda bulunan,O sanatkarı içeriden, alkışlar ile çağırıp, kendisiyle tanışmış ve teşekkür etmişler.İşte biz de;bu canlı kainatın, tek;sanatkarına,yaratıcısına,Rabb”ine, İlah”ına, Musavvir”ine, Bedii”sine; Allah diyoruz.Bir sanatkarın yaptığı bir eser ile; Allah”ın bir şeyi yaratmasındaki fark şudur ki; sanatkar; Allah”ın yarattığı materyalleri kullanarak ancak bir eser yapabilir.Mesela; bir ressam; boya,fırça vs.materyalleri kullanarak ancak cansız bir resim yapabilmektedir. Allah ise, bir başkasına veya başka bir şeye muhtaç olmadan ve yine kendisinin yarattığı ve kendi eseri olan zerrecik bir nutfeden, yaklaşık 60 trilyon hücreden müteşekkil koca bir insanı inşa etmekte ve canlı ve cüz-i iradesi,aklı,şuuru,duyguları vs. olan harika bir eser yaratmaktadır.Evet evet;pozitif ilimler;” bu kainat nasıl yaratılmıştır” sorusunu cevaplamaya çalışır.Din ise;”b... Devamı

Hadisi Şerif
2009-09-19 23:52:00

..:: İÇİNDEKİLER ::.. Hadisi Şerif 1.Bölüm Hadisi Şerif 2.Bölüm Hadisi Şerif 3.Bölüm Hadisi Şerif 4.Bölüm Hadisi Şerif 5.Bölüm Hadisi Şerif 6.Bölüm Hadisi Şerif 7.Bölüm Hadisi Şerif 8.Bölüm Hadisi Şerif 9.Bölüm Hadisi Şerif 10.Bölüm Hadisi Şerif 11.Bölüm Hadisi Şerif 12.Bölüm Hadisi Şerif 13.Bölüm Hadisi Şerif 14.Bölüm... Devamı

Hadisi Şerif 14
2009-09-19 23:38:00

KATKILARINDAN DOLAYI HERKUL ORG YÖNETİMİNDEN ALLAH RAZI OLSUN 66.DİNLEMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ08.08.2005Hazreti Ümmü’d-Derdâ (radiyallahu anhâ) Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:“Kıyamet günü mîzana ilk konulacak olan şeygüzel ahlaktır.” (Taberâni, el-Mu’cemü’l- kebîr, 24/253) 67.DİNLEMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ01.08.2005Şeddâd ibn Evs (radıyallahü anh) hazretlerinin naklettiği bir hadis-i şerifte, Kainatın Medar-ı İftiharı Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: Akıllı kimse, sürekli kendi nefsini sorgulayanve durmadan ölüm ötesi hayat için çabalayandır.Nefsini hevâsının peşinde koşturanve buna rağmen Allah Teâlâ’dan beklentileri olan kimseye gelince o zavallının tekidir.(Tirmizi, Kıyame,25; İbn Mace, Zühd, 21; Müsned, 4/124) 68.DİNLEMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ25.07.2005Sahabe efendilerimizin önde gelenlerinden Abdullah ibn Ömer’in (radıyallahü anh) rivayet ettiği bir kudsî hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Mü’minin şeref ve itibarı, gecelerini ibadetle geçirmesinde; izzet ve haysiyeti de, gönül tokluğu içinde bulunup insanlara el açmamasındadır.”(Müstedrek, 4/360)  69.DİNLEMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ18.07.2005Hazreti Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, her ifadesi lâl ü güher Efendiler Efendisi şöyle buyurur:“Çok gülmeyiniz! Zira çok gülmek kalbi öldürür."(İbn Mace, Zühd, 19)... Devamı

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız